Uçağın İnsan Fizyolojisi Üzerine Etkileri (Hipoksi)

Bu yazımda sizlere Uçağın İnsan Fizyolojisi Üzerine Etkileri (Hipoksi) hakkında bilgi vermekten mutluluk duyarım. Öncelikle Uçağın İnsan Fizyolojisi havacılıkta insan faktörünün bir dalı olduğunu hatırlatmak isterim. Biraz daha açmak gerekirse; yüksek irtifalarda oksijen seviyesine bağlı olarak vücut üzerine etki eden farklı basınçların incelenmesidir.  Havacılıkta, dersini gördüğümüz ilginç konulardan biridir ve pilotlarımızın dikkate aldığı en önemli durumdur. Bu konu özellikle savaş uçağı pilotlarını ilgilendirir çünkü savaş uçakları çok farklı yükseklikleri yüksek ivmeler ile çıkar ve inerler.

Öncelikle atmosfer basıncı hakkında bilgi sahibi olmamız gerekmektedir. Bildiğiniz üzere atmosfer, esas olarak nitrojen ve oksijen gibi gazların bir karışımından oluşur. Havadaki tüm gaz moleküllerinin ağırlığı, yükseklik arttıkça kademeli olarak azalan bir atmosferik basınç oluşturur. Deniz seviyesinde basınç yaklaşık olarak 760 ml hg’dir. 8000 ft’te (5500m) ise atmosfer basıncı yarı yarıya azalır ve 33700 ft’te (10270m) ise deniz seviyesindeki basıncın neredeyse 3’te birini hissederiz.

atmosferik basınç

Atmosfer basıncının yüksekliğe göre değişimi

Atmosfer Basıncı

Peki, atmosferde nasıl bir basınç ile karşılaşıyoruz? Atmosferin basıncı deniz seviyesinde maksimumdur ve irtifa arttıkça azalır. Bunun nedeni, atmosferin hidrostatik dengesidir. Bu denge, basıncın belirli bir nokta üzerindeki hava ağırlığına eşit olmasıdır. Basıncın yükseklik ile değişimi, hidrostatik denge ile incelendiğinde o noktadaki havanın yoğunluğunun da değiştiğini gösterir. Yani irtifa arttıkça basınç azalıyorsa demek ki hava ağırlığı yani yoğunluk da azalıyordur.

Şimdi bu değişimin solunum ve dolaşım sistemleri üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu anlamak için hipoksiyi inceleyebiliriz. Hipoksi, hücrelerde ve dokularda oksijen yetersizliğidir. İrtifa arttığında atmosfer basıncı azalır ve dolaylı olarak hava yoğunluğu ve oksijen miktarı azalır, yani vücuda daha az oksijen girer. Bu duruma hipoksi denir. Solunum normalde kandaki karbondioksit seviyesi ile düzenlenir. 10 000 ft’nin üzerinde oksijen seviyesi, kalp atış hızının artamısına ve derin nefes almaya neden olacak kadar düşmüştür. Kalp atış hızı 8.000 ft üzerine çıkıldıkça yükselmeye başlar ve 15 000 ft’te deniz seviyesinden yaklaşık %15 daha hızlı atmaya başlar.

Peki Hipoksi’nin insan vücudunda etkileri ve belirtileri nelerdir?

15.000 ila 20.000 ft yükseklikte, %80 ila %65 arteriyel oksijen doygunluğunda rahatsızlık hissedilmeye başlanır.

Baş ağrısı, baş dönmesi, uyku hali, oksijen yetersizliği, öfori ve yorgunluk hissedilir.

20.000 ila 23.000 ft yükseklikte kritik aşama, % 65 ila %60 oranında bir arteriyel oksijen satürasyonu vardır. Bu miktardaki oksijen düşmesi, zihinsel performansın bozulmasına ve mide bulantısı, baş dönmesi gibi durumların birkaç dakika içinde gerçekleşmesine neden olur. Bilinç kaybı gerçekleşir ve vücut refleksleri minimum seviyeye düşer.

Bu durumun erken belirtileri olarak uygunsuz düşünme ve karar verme, reflekslerde yavaşlama, zihinsel ve fiziksel koordinasyon uyumsuzluğu, görme bozukluğu ve en kötüsü hafızada bozulma yaşanır. Bu etkiler 10,000 ft’nin üzerindeki rakımlarda daha belirgindir.

Hipoksi durumunda neler olduğunu görmek için videoyu izleyebilirsiniz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir