Sırtınızdaki Yükü Hafifleten Akım: MİNİMALİZM

Sırtınızdaki Yükü Hafifleten Akım: Minimalizm Okula gidiyorsunuz ve sırtınızdaki çanta da birkaç tane kitap var. Sırtınıza ilk aldığınızda hiçbir problem yoktur fakat zaman içerisinde sırtınızdaki yükün ağırlaştığını hissedersiniz. Hatta okulunuz uzaksa öylesine ağır olur ki çıkarıp atmak istersiniz. Öyle ki bütün pozitif enerjinizi daha okula gitmeden tüketirsiniz.

minimalizm1

İşte günümüzdeki insanların bunun gibi birçok yükten kurtulma çabasına minimalizm deniliyor.

Minimalizm, Batı’dan yayılmaya başlayan ve son zamanların trendi olan yaşam felsefesidir. Minimalizm, adı üstünde minimal yani Fransızcadaki minimum kelimesinden gelmektedir. Minimum; bir şeyin inebileceği en alt sınır, demektir. Türkçe’ de ise bu kavram, “SADELİK” olarak ön plana çıkar.

Minimalizmin amacı; az şeylerle mutlu olmak, azın çok olduğunu benimsemektir.

Minimalist kişiler; az uyurlar, az yemek yerler, az konuşurlar, kendilerinde ihtiyaçları olmayan duygu ve düşüncelere yer vermezler ve bir de az eşya ile hayatlarını sürdürerek iç huzuru yakalamak isterler. Örneğin; pahalı bir mobilya almak için borca girmezler. Eşyanın kölesi değildirler.

minimalizm2Bu akımın ortaya çıkışı; 1913’te Rus ressam Kazimir Malevich, beyaz zemin üzerine siyah kare yaparak sanattaki sadeliğe dikkat çekmiştir.1960’lı yıllarda  ise ABD’nin New York kentinde “Minimal Art” yani “Minimal Sanat” olarak ortaya çıkmıştır.

Ardından her alanda kendini göstererek geniş bir kitleye ulaşmış ve bir yaşam felsefesi haline gelmiştir.

Hatta bu konuda bir çok kitap yazılmıştır. Bunlardan bir tanesi de “100  Things Challange” yani “100 Eşya ile Yaşama Becerisi”. Amerikan yaşam tarzından sıkılan Dave Bruno, yazdığı bu eserde eşyalardan kurtulma becerisini anlatır. Kendince 100 eşya listesi hazırlar ve kitabında bu eşyalar ile yaşayarak daha mutlu olduğundan bahseder. Öyle ki 100 eşya ile yaşamak bir akımı oluşturur. Birçok insan eşyalarını elden çıkarır. Büyük evlerde oturanlar, küçük evlere taşınır.

Bu gibi kitabında geçen ayrıntıları, Dave Bruno’nun kendi bloğundan okuyabilirsiniz.

ZEN BUDİZMİ

Minimalizmden bahsetmişken Budistlerin Zen felsefesine değinmeden geçmeyelim. Zen, bir din değildir, tam tersine koşullanmalardan bağımsızlaşmaya yönelik bir farkındalık, düşünme ve yaşama şeklidir. Bu farkındalık, düşünme ve yaşama şekli hayatımızın her alanına,benliğimize,ailemize,evimize,işimize,davranışımıza,konuşmamıza ve yaptıklarımıza yansır. Yani zihni dinginleştirir.

minimalizm

Robert M.Pirsig, Zen ve Motosiklet Tamiri Sanatı adlı meşhur kitabında şöyle yazmış;

“Yani her şeyde olduğu gibi, bir motosiklet üzerinde çalışırken de sağlanması gereken kişinin çevresi ile bütünleştirecek bir zihin dinginliği oluşturmasıdır. Bunu başarabilen, tüm diğer unsurların da doğallıkla takip etmesini sağlar. Zihin dinginliği doğru değerleri, doğru değerlerde doğru düşünceleri yaratır. Doğru düşünceler, doğru eylemleri ve doğru eylemlerde her şeyin çekirdeğinde yatan sükûnet ve huzurun maddi tezahürü olan işleri üretecektir.”

          “Sen varsa Zen yok

           Zen varsa sen yok”

Buradaki sen, kişideki benliği  ifade eder yani kişinin EGO’sudur. Zen ise iç huzura(aydınlanmaya)  giden yolu ifade eder.

Zen felsefesini benimseyenler, hiçbir şeye bağımlı değillerdir. Örneğin; sevdiği birinin hediye ettiği vazonun kırılmasına üzülmezler. Kırılmışsa kırılmıştır, bunun onlar için başka bir ifadesi yoktur. Yani Zen, insanın kendi iç varlığını, iç yapısının derinliğini görerek iç huzuru bulma sanatıdır.

Zen, kökleri Çin ve Japonya’dan gelen bir kendini arama şeklidir. Hint Budizmi ile Taoizm’inin karışımıdır.

Kısacası Zen’de bütün yüklerden kurtularak aydınlanmayı(iç huzuru) hedefler. Yani minimalizmin farklısı diyebiliriz.

   Gelelim Kelamımızdaki Meramımıza!

Biz şimdi bunlardan neden bahsettik? Her şey oldukça güzel! İnsanlar, huzura giden yolu sonunda bulmuşlar, sade yaşamanın huzur olduğunu öğrenmişler. Farklı coğrafyalarda, farklı kültür ve inanışlara sahip toplumların sadeliğe yönelmeleri, günümüzdeki tüketim çılgınlığını düşününce, çevre ve toplum adına oldukça sevindirici bir durum. Elbette insanların; din, dil, ırk farklılığını gözetmeksizin duygu, düşünce ve inanışlarına saygı duyuyorum.

Benim burada dikkatinizi çekmek istediğim diğer bir konu; Müslüman, düşünmeksizin körü körüne  minimalizmi benimseyip bünyesine almalı mı? Elbetteki hayır, çünkü Kuran’ı Kerimde “Siz düşünmez misiniz? Siz akıl etmez misiniz?” buyurulmuştur.

minimalizm nedirÖyle ki bizler geleceğin mühendisleri olarak daima düşünüp sorgulamalıyız. Enine boyuna düşününce de aslında bir Müslüman için “minimalizm” yani “sade yaşamak” yeni bir şey değildir. Çünkü asırlar öncesinde(yani daha minimalizm akımı ortaya çıkmadan) sade hayatın örneğini Peygamber Efendimiz(s.a.v)’de görmekteyiz. Hatta öyle ki lüksten ve şatafattan uzak sade bir hayatının olduğunu hasırın üzerinde yattığı için hasırın izinin yüzüne çıktığı bilgisinden rahatça anlayabiliriz.

O; giyimi, kuşamı, konuşması, yemek yemesi ve uyuması hatta her hal ve hareketindeki sadeliği ile bizlere daima örnek olmuştur. O yüzdendir ki biz müslümanlar “Batı’da bu akım çok yaygın ve modern olduğu için..” diye değil, Peygamber Efendimiz(s.a.v) bu şekilde yaşadığı için sade yaşamalıyız.

Gelelim bizim gibi mühendis adayları ya da mühendisler için sade yasamak neden önemlidir?

Mühendis adayları olarak biliyoruz ki zihnimizin daima yeni bilgiler öğrenmeye ihtiyacı var çünkü yeni bilgiler yeni fikirleri, yeni fikirler yeni projeleri üretmenizi sağlar. İşte zihnin yeni şeyler öğrenebilmesi için de gereksiz duygu, düşünce ve bilgilerden arınması gerekir. Bunun için ise ihtiyacınız olmayan şeylere hayatınızda yer vermemeniz gerekir. Zihnin dingin olması daha kolay odaklanmamızı sağlar ve öğrenme süremizi kısaltır böylece daha kısa sürede daha çok bilgi öğrenebiliriz.

Gelin şimdi sizde  yukarıda anlatılanları dikkate alarak sade yaşam için 7 maddelik bir liste oluşturun ve oluşturduğunuz listeyi 40 gün boyunca uygulamaya çalışın.40 günün sonunda deneyimlerinizi yorum kısmında bizlerle de paylaşırsanız sevinirim.

Bir mühendis adayı olarak odaklanma ve öğrenme süremizi kısaltmamıza yardımcı olacağını düşündüğüm sade hayata dair 7 madde;

  1. Az Ye
  2. Az Uyu
  3. Az Konuş
  4. Sahip Olduklarını Paylaşarak Azalt
  5. İhtiyacından Fazlasını Alma
  6. Zamanını Boş İşlerle Harcama
  7. Daima Şükür ve Tevekkül Et

Yukarıdaki maddeleri, konunun önemine binaen ayrıntılı bir şekilde açıklayıp daha sonra sizlerle paylaşacağım.

minimalizm tekno kampus

Şimdi ise konumuza çok uygun olduğunu düşündüğüm ve okuyup dinlemekten büyük bir zevk aldığım Bağlanmayacaksın şiirinden bir kesitle yazımızı sonlandıralım.

Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.

Ucundan tutarak..

 

Teşekkür

Yazılarımı okuyup, eleştiren ve eksikliklerimi görüp düzelten aileme ve arkadaşlarıma, yazdığım yazıları sizlerle paylaşmama vesile olan arkadaşımız Ahmet Huzeyfe KARAKOÇ’a, farklı mühendislik dallarını bir arada toplayıp bizlere yazılarımızı paylaşarak bilgi alış-veriş olanağı sunan Teknokampüs.net kurucu yazarlarına, teşekkürü bir borç bilirim.

Emeği geçen herkese Teşekkür Ederim.

 

KAYNAKÇA;
  • Murat Cem MEKİK, Zen ve Bütünsel Proje Yönetimi, Elma yayınları, 1.Basım Eylül 2013
  • Kuran-ı Kerim, Enam ve Kasas Süreleri

 

 

Yazar: Halime Kaynar

1 thought on “Sırtınızdaki Yükü Hafifleten Akım: MİNİMALİZM

    Şaban Beydilli

    (19 Ocak 2019 - 20:20)

    Özellikle günümüz dünyasında karmaşık ve sıkıcı hayatın sırtımıza yüklediği yükten kurtulmak için harika bir yol.Elinize emeğinize sağlık. Paylaşımlarınızın devamını dört gözle bekliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir