Atıksuda COVID-19 Teşhisi

Kanalizasyon izleme Covid-19 teşhisi

Atık suyun izlenmesi COVID-19 için Erken Uyarı Sistemi olarak kullanılabilir mi ?

Dünya da geçtiğimiz son 4 ay boyunca gündemimizden düşmeyen ve WHO tarafından pandemi ilanı ile farklı tartışmalara yol açtı. COVID-19 ‘a neden olan yeni tip korona virüsün Hollanda’da bir atıksu arıtma tesisinde tespit edilmesi üzerine bizde gündemimize aldık.

Şehirlerde hastalık semptomlarını ağır geçirmeden hastalığı atlatan hastaların kanalizasyona ulaştırdıkları korona virüsü hava alanları yakınlarındaki hatlardan numune alarak erkenden teşhis edip, önlem alınabilir mi ?

Bu yazımda ise sizlere, Hollanda Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitü’sünün yaptığı çalışmayı tercüme ettim. Bu yazı ile birlikte akıllara ”atık suyun mikrobiyolojik açıdan takip edilmesi bir erken uyarı sistemi olur mu?” sorusunu getirmiş oldu.

Atık Suda Yeni Tip Korona Virüs Bulundu!

”Hollanda Ulusal Halk sağlığı ve Çevre Enstitü’nün (RIVM)  yaptığı araştırmalara göre COVID-19’a sebep olan yeni tip korona virüs atık suda tespit edildi. COVID-19 hastalarının küçük yüzdesi sindirim sistemlerinde yeni tip korona virüs bulundurur, böylelikle dışkılarıyla beraber bu virüsü kanalizasyona taşırlar.

Araştırmalar, atık suyun izlenmesinin bir popülasyonda spesifik viral enfeksiyonların olup olmadığını tespit etmek için iyi bir strateji olduğunu göstermektedir. RIVM bu yaklaşımı daha önce  atık sudaki norovirüs, antibiyotiğe dirençli bakteriler, poliovirüs ve kızamık virüsünün varlığını tespit etmek için kullanmıştı. Atık su arıtma tesislerinde çalışanlar, hijyen protokollerine uymaları durumunda COVID-19’a neden olan korona virüs gibi viral enfeksiyonlara karşı korunmaktadır.

COVID-19’a neden olan virüs moleküler yöntemler kullanılarak, Amsterdam Schiphol Havaalanı, Tilburg ve Kaatsheuvel’deki atık su arıtma tesislerinde tespit edildi. Bu tesis, Hollanda’da bildirilen ilk COVID-19 hastasının yaşadığı kasaba Loon op Zand’ın atık suyunu arıtmaktadır. 17 Şubat 2020 tarihinden itibaren Schiphol Havalimanı’ndan haftalık atık su numuneleri alındı. İlk iki hafta boyunca COVID-19’a neden olan virüs tespit edilmedi. Ancak 2, 9 ve 16 Mart tarihlerinde alınan havalimanı atık su numunelerinde virüsün genetik materyali tespit edildi. Virüsü içeren ilk numune, 27 Şubat tarihinde ilk kişinin COVID-19 test sonuçları pozitif olmasından 4 gün sonra alındı.Virüsün genetik materyali, Tilburg’daki atık su arıtma tesisinden alınan atık su örneklerinden 3, 10 ve 17 Mart tarihlerinde tespit edildi.

Yine, virüsü içeren ilk numune ilk teyit edilen vakaların ortaya çıkmasından sonraki ilk hafta içinde alındı. 3 ve 18 Mart’ta Kaatsheuvel’deki atık su arıtma tesisinden alınan atık su numunelerinden sadece 18 Mart’ta alınan numune COVID-19’a neden olan virüsün genetik materyalini içeriyordu.

Koruyucu Önlemler

Önceki araştırmalar, atık su arıtma tesislerinde çalışan insanlar için zaten standart olan koruyucu önlemlerin patojenlere karşı yeterli koruma sağladığını göstermiştir. Bu önlemler COVID-19’a neden olan virüse karşı da etkilidir. Atık su ile çalışan insanlar atık su ile doğrudan temastan kaçınmalı ve atık su spreyi veya sisi yutmaktan ve / veya solumaktan kaçınmalıdır. Atık su ile olası temasa yol açan tüm faaliyetler esnasında, koruyucu giysiler, eldivenler, botlar, güvenlik gözlükleri, yüz maskesi ve / veya FFP3 solunum maskesi gibi kişisel koruyucu ekipmanlar giyilmelidir. Atık su içeren ortamlarda güvenli çalışma uygulamaları için bu koruyucu önlemler, su yönetimi yetkililerinin iş sağlığı ve güvenliği kataloğunda listelenmiştir. Ayrıca, herkes gibi, atık su arıtma tesisi personeli de el hijyenini sağlamalıdır: protokole göre ellerinizi yıkayın, yıkanmamış ellerle gözlere, burun veya ağza dokunmayın, yemekten önce ve her tuvalet ziyaretinden sonra ellerinizi yıkayın ve hapşırma veya öksürükleri kapatmak için dirseğin iç kısmını kullanın.”

COVID-19 ile değişen dengeler üzerine

Bu salgın ile beraber dünyada pek çok şey değişti. Alışkanlıklarımız, insan ilişkilerimiz, zenginlik anlayışımız. Zenginlik anlayışımız diyorum çünkü çok iyi bildiğimiz Kızılderili Şefinin sözünü doğruluyoruz, paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlayacağımız günlerdeyiz.

Bunca koşuşturmacadan sıyrılıp evlerimizde geçirdiğimiz vakitler arttıkça insanlar yeni yaşam tasavvurlarını sorgulamaya başladılar. Metropollerin büyük istihdamlar oluşturmasının yanında, nüfusu, kentleşmeyi tekrar tekrar sorduk kendimize. İnsan içinde bulunduğu dönemi yaşarken, gündemden haberdar olabiliyor fakat elli yıl sonrasından bugüne bakmayı bilemiyor. Batı ve Doğu Medeniyetleri kendi ideolojik aydınlanmalarını yaşarken, o akımlardan müteessir olan halk, yaşadıkları dönemin içinde kalmaları sebebiyle, yüzyıllar sonra anlaşılacak meseleleri yaşarken anlayamadı.

Şimdi bizlerde anı yaşarken göremediğimiz o günlerden geçiyoruz, digital dönüşümü hızla kabullenip, bu dönüşümü benimsedik. Hayatlarımızı kolaylaştıran teknolojiler bizlerin vazgeçilmezleri oldu. Şimdi ise mecburiyetlerimiz haline dönüştü. Bu durumda şahsi fikir beyan etmiyorum. Sizlerin bu soruları kendinize sormanızı istiyorum.

Yeni bir çağın açıldığının farkına varıp, çağın getirdikleri ve götüreceklerini tartışmalıyız. Bu çağ büyük bir devrim ile geldi, doğal ya da yapay. Sizler hangisine inanmak isterseniz. Fakat gerçek şu ki: Devrimin adı Korona…

Kaynakça

https://www.rivm.nl/en/news/novel-coronavirus-found-in-wastewater

Yazar: Ahmet Huzeyfe Karakoç

Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği Yüksek Lisans öğrencisiyim, Benim bu platformdaki çabam çevre bilimleri ve teknolojileri alanlarında sizlerle sıcak gelişmeleri paylaşmak. Bilim ışığında aidiyet, medeniyet ve idrak kavramlarını birlikte sorgulamak. Sizlerden eleştirilerinizi esirgememenizi rica ediyorum. Bu eleştirilerinizle yakalayacağımız sinerji umarım bizleri hedeflerimize ulaştırır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir